Günce
01-14-2010, 11:22
Hiç duydunuz mu şu duayı?
"Allah seni toplasın!"
Eskiler böyle dua ederlermiş hep ;
Ne güzel bir duadır bu ya Rabbi çağa karşı!
Allah seni toplasın!
Gözünü..
Kulağını..
Aklını..
Yüreğini..
Hayalini..
Toplasın ağyardan..Sana "el" olan sınırlardan.
"Allah seni toplasın"
Toplanmazsan dağılacaksın çünkü..
Dağılanca da dağıtacaksın!
İşte toplumlardaki kargaşaların sebebi hep bu "dağınıklık"
Her parçamız bir yerdeyken ne kendimiziz ne de kendimizdeyiz.
Üstelik "biz"i bitirdiğimiz gibi "gayrımızı" da bitirmekteyiz..
İşin esası Tevhid anlayana..
Topla bizi ya Rabbi!
Elimizi, dilimizi, gözümüzü, kulağımızı, aklımızı, hayalimizi, topla yüreklerimizi ne olur..
Vakittir dua olsun çağa karşı, hala diri kalan bir yürek yarımızdan...
Göz, neyi görürse, akıl onun derdine düşüp onunla meşgul oluyor..Öyleyse, ey göz, güzel bak !..
Sen güzel baktıkça, güzeli gördükçe, kainatın sayfaları açılacak bir bir önüne..Sen bakmaman gerekenlere baktığında, yorulacak akıl ve kalp..Gayenin önünü toz kaplayacak..Kulak, işittiği sözleri tekrarlıyor..İşitilenlerden akla bir yol gidiyor sanki ve gereksiz her söz,o yolda ilerleyip, beyin kıvrımlarında yerini alıyor..Öyleyse, ey kulağım, kötü şeyler işiteceğini bildiğin yerden kaç..
Gıybet ve dedikoduya kapan..
Eller ve ayaklar, her gün türlü işte çalışıyor..
Gidilmesi yere götürmeyip uzanıveriyor bazen ayaklar bir yerlere..Bazen, eller, vermesi gereken yere uzanmıyor..Geri çekiliyor..Öyleyse, ey el, “veren” ol..Ve ey ayak, en güzel yerlere taşı bu bedeni..
Kalp, neyle doluysa, ameller de o yönde oluyor..Kalbin ne kadar kısmını boş sevgiler kaplıyor?..Sevgilerin esas sahibine yönelmeyince, bir yük oluyor kalp..Ey kalp, seni Yaratan’dan çok sevebileceğin kimse var mı?..Akıl…Güzelliklerin de, kötülüklerin de gerçekleşmesinin önceki durağı.. İradeyle yönlendirilen, niyetlerle anlamlanan ameller…İşte ey aklım, düşünmektir mesleğin..Tefekkürdür emelin..Hayrı ve iyiyi hayal etmekte, hayra karar vermekte, iradene hakim olmakta, yani senin işleyişinde belirleniyor her şey..Çizgiler böylece çiziliyor..Dil, türlü tatlarla mütelezziz..Türlü kelamlarla müteellim..Bazen, dökülen kelamın her biri ayrı bir tohum, ayrı çınarlar yetiştirecek..
Bazen, ağır bir yük olarak inecek insanların kalbine kırıcı sözler..İşte, ey dil!... Sarf ettiğin sözleri koru…Hayra dön, şerde tutul...İyi tad..Fabrikanın yasakçısı hükmünü koru..
alıntı..
"Allah seni toplasın!"
Eskiler böyle dua ederlermiş hep ;
Ne güzel bir duadır bu ya Rabbi çağa karşı!
Allah seni toplasın!
Gözünü..
Kulağını..
Aklını..
Yüreğini..
Hayalini..
Toplasın ağyardan..Sana "el" olan sınırlardan.
"Allah seni toplasın"
Toplanmazsan dağılacaksın çünkü..
Dağılanca da dağıtacaksın!
İşte toplumlardaki kargaşaların sebebi hep bu "dağınıklık"
Her parçamız bir yerdeyken ne kendimiziz ne de kendimizdeyiz.
Üstelik "biz"i bitirdiğimiz gibi "gayrımızı" da bitirmekteyiz..
İşin esası Tevhid anlayana..
Topla bizi ya Rabbi!
Elimizi, dilimizi, gözümüzü, kulağımızı, aklımızı, hayalimizi, topla yüreklerimizi ne olur..
Vakittir dua olsun çağa karşı, hala diri kalan bir yürek yarımızdan...
Göz, neyi görürse, akıl onun derdine düşüp onunla meşgul oluyor..Öyleyse, ey göz, güzel bak !..
Sen güzel baktıkça, güzeli gördükçe, kainatın sayfaları açılacak bir bir önüne..Sen bakmaman gerekenlere baktığında, yorulacak akıl ve kalp..Gayenin önünü toz kaplayacak..Kulak, işittiği sözleri tekrarlıyor..İşitilenlerden akla bir yol gidiyor sanki ve gereksiz her söz,o yolda ilerleyip, beyin kıvrımlarında yerini alıyor..Öyleyse, ey kulağım, kötü şeyler işiteceğini bildiğin yerden kaç..
Gıybet ve dedikoduya kapan..
Eller ve ayaklar, her gün türlü işte çalışıyor..
Gidilmesi yere götürmeyip uzanıveriyor bazen ayaklar bir yerlere..Bazen, eller, vermesi gereken yere uzanmıyor..Geri çekiliyor..Öyleyse, ey el, “veren” ol..Ve ey ayak, en güzel yerlere taşı bu bedeni..
Kalp, neyle doluysa, ameller de o yönde oluyor..Kalbin ne kadar kısmını boş sevgiler kaplıyor?..Sevgilerin esas sahibine yönelmeyince, bir yük oluyor kalp..Ey kalp, seni Yaratan’dan çok sevebileceğin kimse var mı?..Akıl…Güzelliklerin de, kötülüklerin de gerçekleşmesinin önceki durağı.. İradeyle yönlendirilen, niyetlerle anlamlanan ameller…İşte ey aklım, düşünmektir mesleğin..Tefekkürdür emelin..Hayrı ve iyiyi hayal etmekte, hayra karar vermekte, iradene hakim olmakta, yani senin işleyişinde belirleniyor her şey..Çizgiler böylece çiziliyor..Dil, türlü tatlarla mütelezziz..Türlü kelamlarla müteellim..Bazen, dökülen kelamın her biri ayrı bir tohum, ayrı çınarlar yetiştirecek..
Bazen, ağır bir yük olarak inecek insanların kalbine kırıcı sözler..İşte, ey dil!... Sarf ettiğin sözleri koru…Hayra dön, şerde tutul...İyi tad..Fabrikanın yasakçısı hükmünü koru..
alıntı..